gelelim sana bugün ,,
evet evet girişi böyle yapmak istiyorum .. mekanı farklılaştırmamın hemen ardından müzikte yılların pj i değil lynrd skynrd .. tek bi sesli harf yok .. mevzuysa gayet sesli,.....
Yapmam gerekenler yerine bahanelerimle ertelemelerimin açtığı zaman diliminde ve de bu bahane bulma gücümün ürettiği yazma gücüyle yazıyorum.. Koca bi iğneyi saplayıp duruyorum mecazeten (böyle bi kelime varmı)...
Sildiğim 3 paragrafta farkettim ki bi paragrafım maksimum 2 cümle, yane kafa gel-gitleri halinde... bunu şu an farkettim ,,,,kendimi anlatmak değil... bu şaşkınım (farzet bizonum ama ben gözlemliyorum nat geo hesabı) Hangi fikre devam etsem bilmiyorum mümkün mertebe odaklanabilmeyi deneyeceğim, aslında bütün bu fikirlerin de interaksiyonları var birbirlerine .Fazrzet bi düğüm çözüyosun , daha başka düğümlerde var çözümler diğerinin çözümüne bağlı şeklinde.
elektrikli teller gibi ama her biri , bi yandan hiperaktif bi kaçış bunun karşısında da düşünce akımına maruz kalma,, düşünmek istemez ki (bkz..elini prize sokmak) dinlemek te istemez tüm olasılıkları zaten hesaplamıştır, hatta bi çoğuna duyarsızlaşmıştır bile , ya da olabiliteleri göze almıştır, buna rağmen ne yapacaksa yapacaktır
Sen dersin ki kapı al bu kadar açık bırakma ,, ama pulların kırılması göze alınmıştır, sen oduncumusun oyuncumu peeh falan dersin hakkaten o an öyledir... Zarları attığında barizlik karşısında (hani vurucaktın ya 3 açık vardı ya) gelen zarla oyuna bakarsın , düşünme sırasıda sana geçer böylece (mesele sen-ben değil yer değiştirsekte olur)....çünkü vuramazsın, 5 dakka da değişir her şey o yüzden bol keseden atmamak gerek..
Böylesine çabuk, sular akıyorken köprülerin altından,insanlar taraf olup bertaraf olurken, olmuyo.... aynı şarkı bin defa dinlendi 1000 şey değişti ....şarkı hariç...zaman geçti şarkıya dokunmadan... bende şarkıyı seçtim..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder